KADIN VE AİLE KOMİSYONU
Ekonomik ve Sosyal Araştırma Merkezinin (ESAM) 28 – 29 Mayıs 2006 tarihlerinde İstanbul Grand Cevahir otelde düzenlediği “Bugün İslam Dünyası: Sorunları, Potansiyeli ve Çözüm Önerileri” konulu uluslar arası konferansa Avrupa, Asya, Ortadoğu ve Afrika’dan eski hükümet başkanları, bilim adamları ve siyasetçiler katıldı. Dünyada özellikle İslam dünyasının siyasi ve iktisadi sorunlar potansiyelleri ve çözüm önerileri tartışıldı. Konferansta 5 komisyon kurulmuş ve bu komisyonlardan biri “Hanım ve Aile komisyonu (Üyeler; Pakistan, Malezya, Fas, Kuveyt, Irak, Suudi Arabistan, Kosova, Yemen, Makedonya) olarak dünyada ve İslam aleminde hanımların ve ailenin karşılaştığı sorunlar tüm yönleriyle ele alarak müzakere edilmiştir.
Bu gün dünyaya egemen olmak isteyen güçler, 5765 yıldır insanları sömürerek köleleştirme amaçlarına hizmet eden planlarını yürütmektedir. Bu planlar çerçevesinde yeryüzünü ifsat etmektedirler. Bu ifsadın gerçekleşmesi sırasında en çok kullanılan araç kadındır ve ifsadın sonuçlarından en fazla etkilenen de kadınlar olmaktadır. Yeryüzünün ifsadı dört şekilde gerçekleştirilmektedir.
1. Doğrudan adam öldürme - Savaş : Dünyanın muhtelif yerlerinde insanın varlık sebebiyle bağdaşmayan insan hakkı ihlalleri, zulüm ve işkenceler devam etmekte insani değerleri koruyup kollamakla görevli uluslar arası kurum ve kuruşlar insanı aşağılayan bu manzara karşısında seyirci kalmaktadırlar.
Bugün özellikle bazı İslam ülkelerinde yaşanan işgal ve savaşlar sonucunda, pek çok insan yaşamını yitirmekte, aileler parçalanmakta, kadınlar insanlık dışı işkencelere maruz kalmakta, evlerinden ve yurtlarından koparılmakta, psikolojik ve manevi açıdan yıpratılarak onurları ile oynanmaktadır.
2. Fikir kirlenmesi: Toplum mühendisleri tarafından kendi ideallerine hizmet edecek, yeni terimler üretilerek kendi bozuk inançlarını toplumlara empoze etmektedirler, örneğin “çağdaşlık” kelimesi ile insanların inandıkları gibi yaşamalarına engel olunmaktadır. “özgürlük” adı altında aile kavramı yok edilmektedir.
3. Ekonomik tahribat; Kurdukları iktisadi nizam ile ırkçı emperyalistler, faiz ile bütün dünyayı sömürmektedirler. Bunun sonucunda tüm dünyada kadınlarda aile bütçesine katkı için çalışmak mecburiyetindedirler. İş dünyasında “Eşitlik” adı altında kadınlar en ağır işlerde çalıştırılarak sömürülmekte, sosyal haklardan mahrum bırakılmaktadır. Bunun sonucu olarak ta anne terbiyesinden mahrum nesiller yetişmekte, dolayısıyla toplumun geleceği tehdit edilmektedir.
4. İşbirlikçi medya ve Hükümetleri: Toplumlar üzerinde en etkin rol oynayan yazılı ve görsel işbirlikçi medya kuruluşları, kadını bir meta olarak kullanmakla birlikte, onun ahlaki ve manevi değerlerini bozarak tüm toplum yapısını tahrip etmektedir.
Bu değerlendirme ve teşhislerden sonra, cereyan etmekte olan olaylar karşısında biz ne yapıyoruz ve ne yapmalıyız sorusunu kendimize sorarak çözüme yönelik kararlar alıp uygulamalı, planlanmış olan hedeflerimize doğru inancımız doğrultusunda azimle çalışmalıyız. Batıl 5765 yıldır çalışmalarını sürdürmekte, 1990 yılından beri de islamı hedef olarak göstermektedir.
Hanım komisyonunun bu sorunların çözümü ve tedavisi için sunduğu teklifler şunlardır.
1. Yeryüzünün ifsadına karşı insanlığın saadetine vesile olacak çalışmaların birlikte yürütülmesi için toplantımıza iştirak eden hanım üyelerin katılımı ile bir kadın ve Aile enstitüsü kurulması tavsiye edilmiştir. Enstitü ağırlıklı olarak kadınların eğitimine önem vermeli aşağıdaki konular dikkate alınmalıdır.
- Hanımların, çocukların maddi ve manevi gelişimi ve aile idaresi konusunda eğitilmesi,
- Yetişmekte olan genç erkeklere Hazreti Peygamberin (s.a.v.) örnek aile hayatının rehberlik etmesinin sağlanması
- Gençler için mutlu evlilik kurma ve bunu sürdürme yollarına dair psikolojik danışmanlık ve rehberlik sağlanması
Enstitünün çalışma prensiplerine dair fikirler 15 temmuz 2006 tarihine kadar belirlenerek tespit edilecek Internet adresine gönderilecek, eylül 2006 da program netleştirilerek gerekli çalışmalar başlatılacaktır. Çalışmaların temel prensipleri enstitü bünyesinde belirlenecek daha sonra her ülkenin hukuki, sosyal ve siyasal zeminine göre şekillendirilecektir.
Diğer Müslüman ülkelerde bu çalışmaya dahil olmak üzere davet edilecektir.
2. Komisyon üyesi ülkeler arasında bilgi alışverişinin sağlanması için bir web sayfası düzenlenecektir.
3. İslam ülkelerinde kadın ve aileyi şuurlandırmaya yönelik seminer, sempozyum, konferans verilmesi için komisyon üyesi ülkelerden uzman kişiler listesi talep edilecek, tavsiyelerde bulunularak çalışmaların yapılması takip edilecektir.
4. İslam tarihi boyunca maddi ve manevi açıdan bizlere önderlik etmiş, yaşantıları ile örnek olmuş annelerimizin hayatları kitaplaştırılmalı, hazreti Meryem filminde olduğu gibi görsel hale getirilmelidir. Yılın belli zamanlarında dayatılan ekonomik ve sosyal sömürü aracı olarak kullanılan günlere alternatif olarak Hz. Hatice, Hz. Aişe gibi annelerimizi anma günleri ihdas edilmeli bu faaliyetler enstitü bünyesinde kurulacak vakıflar tarafından tüm ülkelerde yapılmalıdır. Bu özel anma günlerinde, İslam dünyasında, kendi sahasında başarılı olmuş hanımlara Oscar niteliğinde ödüller tavsiye edilmiştir.
5. inanan kadınların sosyal hayatta karşılaştıkları problemlerle ilgili hukukçular aracılığı ile parlamentolara mesaj iletmeleri ve bu konuda kamuoyu oluşturmaları sağlanacaktır.
6. İslam inancının öğretilmesi ve yaşanması hususunda görsel basın vasıtası ile şuurlandırıcı programlar yapılarak hanımlar bilinçlendirilmeli, hedefe yönlendirilmeli ve çocukların meydanın ifsat edici etkisinden kurtarılması için bir fon oluşturularak çalışmalara destek olunmalı, TV programı yapabilecek hanımlar ve spikerler yetiştirilmelidir. Yine medyanın ifsat edici etkilerinden birisi olarak dünyada bilinçli bir şekilde oluşturulan “baskı altında ezilen” Müslüman kadın imajını değiştirmek üzere, İslam dünyasında önemli başarılar elde etmiş hanımların dünya kamuoyuna tanıtılması, İslamın kadına en çok değer veren din olduğuna özellikle dikkat çekilmesi gerekir.
7. Aile refahının yükseltilmesinde ve biçimlendirilmesinde kadın hayati bir konumdadır. Aile en gelişmiş sosyal müessese olan devletin temelidir. Bu nedenle sağlam ve huzurlu aileler güçlü bir devletin dayanağı olurlar. Ailenin bozulması toplumun fesada uğramasına yol açar. Bozulan toplumda devletin de ömrü kısa olur, çöküşü de engellenemez. Bunun için çekirdek aile yerine toplumu ayakta tutan dinamiklerden olan “Büyük Aile” nin özendirilmesi gerekir.
Aile içi yardım sandıklarının oluşturulması sağlanarak aile içinde ihtiyacı olanlara faizsiz yardımlar yapılmalıdır.
8. İslam Dünyasının sağlıklı bir şekilde haberleşebilmesi için Türkiye’den Dünya olaylarını doğru bakış açısıyla değerlendiren Arapça ve İngilizce haber bültenlerinin yapılması sağlanmalıdır. (TV 5 aracılığı ile)
9. Müslüman hanımların alışveriş yaparken İslam aleyhine faaliyetlerine yardımcı olan markaları, kurumları boykot etmeleri ve bu hassasiyeti yaşadıkları çevreye yaymaları.
Peygamber efendimiz (s.a.v) kendi aile hayatında,veda hutbesinde ve ahirete intikal ederken son sözleri islamın kadınlara verdiği değeri, önemi ve önceliği belirtmektedir. Biz de efendimizin yolundan gitmeyi ilke edinmiş hanımlar olarak, bu şerefi taşıyor ve üzerimize düşen vazifeyi en iyi şekilde yerine getirme gayreti içerisinde olacağımıza söz veriyoruz.
Kadın eğitilir ve şuurlandırılırsa aile de toplum da saadet bulur. Gelecek nesillerimizin güvenliği açısından inanan, çalışan ve saadet bulan bir topluluk olmaya mecburuz. Beklentilerimizin gerçekleşmesi için;
HEDEFİMİZİ GÖZETECEĞİZ, KATKIDA BULUNACAĞIZ, BAŞARACAĞIZ, KURTULACAĞIZ.